yaşam

Hayatın merkezini Kaybedenler

Her insanın hayatının bir merkezi vardır. Bazen bir eş, bazen çocuklar, bazen iş, bazen bir arkadaş, bazen beşiktaş/fener/Cimbom, bazen para, bazen ise sizinse bilmediğiniz bilinmezlik… Mesela benim için hiçbir zaman para olmadı hayatın merkezi. Hiçbir zaman kendi işimin sahibi olmak ve tonlarca para kazanmak istemedim. Çevremdekiler bilir benim için hayatın

Keşke demeyin

Yazmayım diyorum ama olmuyor. Yazmadan da insan rahatlayamıyor. Bugünkü konumuz sevdiklerimizi yada değer verdiklerinizi nasıl kaybedebileceğimiz üzerine olsun… İnsan bazen en yakınındakinin çığlığını duyamıyor göremiyor en kötüsü hissedemiyor. Bu çığlık aslında yardım çığlığı değil sadece kurtuluş çığlığı aslında. İşte herşey böyle başlıyor ve en yakınıNızdakiler sizin söylediğinizi ön yargılı dinlemeye

Yaşama dair…

Hayatı nasıl yaşamalı bir insan. Bir geyik ürkekliğiyle mi, bir aslanın vahşiliğiyle mi yoksa bi maymunun hayata boşvermişliğiyle mi? Yada yada… Bence artık hiçbir şeyin kesin tarifi kalmadı bu dünyada. Herşeyi günlük, hatta anlık yaşamalısınız. Değişim o kadar hızlı olmaya başladı ki değişimin kendisi de kendine şaşmakta. Bu değişimin içinde

Yeni hayat düzeni

Eskiden, Çalışmadan olmuyormuş. Sadece çalışmak, çalışmak ve çalışmak yeterli imiş. Büyük başarılar (paralar!!!) kazanmış örnek aldığımız iş adamlarına başarının sırrı sorulduğunda, “çalışmak, çalışmak ve çalışmak” cevabını alırdık. Gerçektende çok çalışmak başarı için yeterli miydi? Evet… Emek harcamadan kazanç olmuyor. Çalışmadan hiç bir şey olmuyor. Başarı için çok çalışmak yeterli olabiliyordu.

© 2025 Kişisel değil Toplumsal site . Powered by WordPress. Theme by Viva Themes.