“beklenti”

azbeklenti-400x400 Bugünkü yazımda hem iş, hem aşk, hem aile aslında her alanda yaratılan “beklenti” den ve sonuçlarından bahsedeceğim.

Beklenti; TDKna göre “gerçekleşmesi beklenen şey”, Vikipedi’ye göre “beklenen bir olayın doğurduğu duygu”, ekşi sözlükte bir tanımlamada ise “beklenen şey, genelde üzüntü ile doğru orantılıdır” olarak tanımlanır. yani beklenti aslında duygusal bir aktivitedir.

Peki, beklentiyi kim oluşturur? Sizlerin de şu an telaffuz ettiğiniz cevap” tabii ki biz”. Biz neyi ne kadar, ne ölçüde başaralı yada başarısız yaparsak bizimle ilgili beklenti o ölçüde oluşur. Bu durumda bir sonraki soruyu akla getirir. “Acaba bu kadar iyi/çok yapmasam mı?”

Bu konuyu daha iyi açıklayabilmek için basit bir aile örneği verelim. 4 kişilik bir aile düşünün 2 çocuklara okula gidiyor. Bir tanesi her yıl takdir alıyor, diğer kardeş her sene sınıfı ya zor bela geçiyor yada geçemiyor. Son dönemde ikisi de teşekkür ile geçiyor. Bu çocuklara ailelerin tepkisi sizce nasıl olur? Büyük bir olasılıkla sürekli başarılı olan kardeş neden bu sene “teşekkür” getirdin diye aileden ihtar alacak ve diğer kardeş sanki atomu parçalamış gibi yüceltilecek. sorun kimde? Ailede mi? Başarılı/Başarısız çocuklarda mı?

Aslında burada suçlu aramak yersiz. Başta da söylediğimiz gibi beklenti duygu ile orantılıdır. Ortada bir suçlu yada suçsuz yok sadece oluşan duygu ve sonuçları var.

İş hayatında “beklenti” konusuna değinmek gerekirse; çok kullandığımız bir sözle başlamak lazım “sen eşek olduktan sonra semer vuran çok olur” Yani eğer siz olması gerekenden fazla performans gösterirseniz her zaman sizin iş yükünüz aynı seviyedeki iş arkadaşınızdan daha fazla olacaktır. Bu iş yükü altında hatalı sonuçlar ortaya çıkarmanızın bahanesi fazla iş yükünüz olamaz, buna sığınamazsınız. Burada performanslı çalışmayın demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Sadece bu performanstan dolayı yapılabilecek hatalarda “ama ben diğerleri kadar rahat çalışmıyorum ki, ben de öyle çalışsam bu hatayı yapmazdım” bahanesine saklanma hakkınız yok.

Aşk hayatında ise benzer durum geçerlidir. Siz ilişkiniz ve kendi duygularınız etkisinde partnerinizden fazla girişken gözükebilirsiniz. Daha düşünceli, daha duygusal, daha özverili, daha şehvetli, daha uyumlu… Olduğunuz “daha” lardan normale döndüğünüz zamanlarda ilişkinizde sıkıntılar oluşmaya başlar. Örneğin her sabah siz kahvaltı hazırlıyorsanız, gün içerisinde çoğunlukla siz onu merak ediyorsanız, gece yatmadan önce iyi geceler mesajı atmadan yatmıyorsanız… BU konuda bir çok örnek verilebilir. Bazı zamanlarda nedeni her ne olursa olsun bu yaptıklarınızı normalleştirdiğiniz an partnerinizden boşluğu doldurmasını beklersiniz.(Beklenti) İŞTE;

Sizin yaptıklarınız karşı tarafta bir beklenti oluştururken, sizin yukarıdaki bekletiniz ise farklı yönde durmaktadır. Bu süreç uzun sürerse bu ilişkiyi için iyi bir sonuç beklemeyecektir.

Sonuçta “beklenti” yaratmaktan çekinmeyin. Ama ortaya koyduğunuz ilave performanstan rahatsız olmaya başlıyorsanız bunu kademeli olarak normalleştirin.

oY (Okan YILDIRIM)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2025 Kişisel değil Toplumsal site . Powered by WordPress. Theme by Viva Themes.